Mustafa Kemal AtatÜrk Fan Club

+ Yorum Gönder
Öğretim ve Mustafa Kemal Atatürk Bölümünden Mustafa Kemal AtatÜrk Fan Club ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Reklam

    Mustafa Kemal AtatÜrk Fan Club

    Reklam



    Mustafa Kemal AtatÜrk Fan Club

    Forum Alev
    Gafil, hangi üç asır, hangi asır,
    Tuna ezelden Türk diyarıdır.
    Bilinen tarih söylememiş bunu,
    Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
    Dinleyin sesini doğan tarihin,
    Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak.
    Yaşanan tarihi gömüp doğru tarihe gidin.
    Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
    Avrupa' nın Alpler' inde Oğuz torunları,
    Doğudan çıkan biz, batıda yine biz;
    Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
    Hep insanlar kendini bilseler,
    Bilinir o zaman ki hep biriz.
    Türk sadece bir milletin adı değil
    Türk bütün adamların birliğidir.
    Ey birbirine diş bileyen yığınlar!
    Ey yığın yığın insan gafletleri!
    Yırtılsın gökteki gafletten perde,
    Hakikat nerede?



    Mustafa Kemal Atatürk



    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' HAYATI
    Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.

    Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.

    1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi.

    Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi.

    1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir.

    Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı.

    Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı.

    Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.



    Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır:

    Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı.

    Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921)

    I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)

    II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)

    Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)

    Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922)

    Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.

    23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda

    barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı.



    Atatürk Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz:

    1. Siyasal Devrimler:
    • Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
    • Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
    • Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

    2. Toplumsal Devrimler
    • Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
    • Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
    • Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
    • Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
    • Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
    • Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)

    3. Hukuk Devrimi :
    • Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
    • Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

    4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
    • Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
    • Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
    • Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
    • Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
    • Güzel sanatlarda yenilikler

    5. Ekonomi Alanında Devrimler:
    • Aşârın kaldırılması
    • Çiftçinin özendirilmesi
    • Örnek çiftliklerin kurulması
    • Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
    • I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

    Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi.

    Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

    Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı.

    15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu.

    Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı.

    1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı. Fransızca ve Almanca biliyordu.

    ATATÜRK'ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ

    Atatürk'ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı. Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara'ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu. Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı. Hasta olmasına rağmen, Mersin ve Adana'ya geziye çıktı. Kızgın güneş altında askerî birliklerimizi teftiş edip tatbikat yaptıran Atatürk, çok yorgun düştü. Ülkü edindiğimillî dava uğruna kendi sağlığını hiçe saydı. Güney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu. 26 Mayıs'ta Ankara'ya döndükten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul'a gitti. Doktorlar tarafından, siroz hastalığı teşhisi kondu.

    Deniz havası iyi geldiği için, Savarona Yatı'nda bir süre dinlendi. Bu durumda bile ülke sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti. İstanbul'a gelen Romanya kralı ile görüştü. Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. 4 Temmuz 1938'de Hatay Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi Atatürk'ü çok sevindirip moralini düzeltti. Temmuz sonlarına kadar Savarona'da kalan Atatürk'ün hastalığı ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı'na nakledildi. Fakat hastalığı durmadan ilerliyordu. O'nun hastalığını duyan Türk halkı, sağlığıyla ilgili haberleri heyecanla takip ediyor, bütün kalbiyle iyileşmesini diliyordu. Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylül 1938'de vasiyetini yazıp servetinin büyük bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarına bağışladı. Ekim ayı ortalarında durumu düzelir gibi oldu. Fakat, çok arzuladığı hâlde, Ankara'ya gelip cumhuriyetin on beşinci yıl dönümü törenlerine katılamadı.

    29 Ekim 1938'de kahraman Türk Ordusu'na yolladığı mesaj, Başbakan Celâl Bayar tarafından okundu. "Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu!" sözü ile Türk Ordusu'nun önemini belirtmiştir. Yine aynı mesajda "Türk vatanının ve Türk'lük camiasının şan ve şerefini, dahilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an ifaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır" diyerek Türk Ordusu'na olan güvenini belirtmiştir.

    Atatürk 1 Kasım 1938'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış töreninde de bulunamadı. Hazırladığı açılış nutkunu Başbakan Celâl Bayar okudu. Atatürk bu nutkunda ülkenin imarı, sağlık hizmetleri ve ekonomi konularındaki faaliyetleri açıkladı. Bundan başka eğitim ve kültür konularına da temas edip gençliğin millî şuurlu ve modern kültürlü olarak yetişmesi için İstanbul Üniversitesi'nin geliştirilmesi, Ankara Üniversitesi'nin tamamlanması ve Van Gölü civarında bir üniversitenin kurulması için çalışmaların yapıldığını belirtti. Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarının çalışmalarından duyduğu memnuniyeti açıkladı. Ayrıca Türk gençliğinin kültürde olduğu gibi spor sahasında da idealine ulaştırılması için Beden Terbiyesi Kanunu'nun uygulamaya konulmasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Atatürk, ölümüne kadar memleket meselelerinden bir an olsun uzak kalmamıştı.
    Atatürk'ün hastalığı tekrar şiddetlendi. 8 Kasımda sağlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya başlandı. Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü kapladı. Her Türk'ün kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu. Ancak, kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu. Dolmabahçe Sarayı'nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe, insan için değişmez kanun, hükmünü uyguladı. Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrıldı. Bu kara haberle, yalnız Türk milleti değil, bütün dünya yasa büründü. Büyük, küçük bütün devletler onun cenaze töreninde bulunmak üzere temsilciler göndererek, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna karşı duydukları derin saygıyı belirten mesajlar gönderdiler. 16 Kasım günü Atatürk'ün tabutu, Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonunda katafalka konuldu.
    Üç gün üç gece, gözü yaşlı bir insan seli ulu önderine karşı duyduğu saygı, minnet ve bağlılığını ifade etti. Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı. On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gözyaşları arasında Gülhane Parkı'na götürüldü. Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi. Büyük Ada açıklarına kadar, donanmamız ve törene katılmak için gelmiş olan yabancı gemilerin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı cenazeyiİzmit'e getirdi. Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, özel bir trene kondu. Atalarına son saygı görevlerini yapmak üzere toplanan halkın kalbinde derin bir üzüntü bırakarak Ankara'ya getirilmek üzere hareket edildi.

    Atatürk'ün vefatı üzerine cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkanı, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından karşılanan cenaze, Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde hazırlanan katafalka kondu. Ankara halkı da onun cenazesi önünden saygıyla geçerek son görevini yaptı. 21 Kasım 1938 Pazartesi günü, sivil ve askerî yöneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduğu ve on binlerce insanın katıldığı büyük bir tören yapıldı. Daha sonra Atatürk'ün tabutu katafalkta alınarak. Etnografya Müzesinde hazırlanan geçici kabre kondu. Türk milleti daha sonra, bu büyük insana lâyık, Ankara Rasattepe'de bir Anıtkabir yaptırdı. 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesinden alınan Atatürk'ün naaşı Anıtkabir'e getirildi. Burada yurdun her ilinden getirilmiş olan vatan topraklan ile hazırlanan ebedî istirahatgâhına yerleştirildi.



    Üyeler ;

    1. YapRock
    2. bulutlarin.pr
    3. Gfb-Mmth



  2. 2
    P®øƒєﻛﻛíøиαL
    Usta Üye

    --->: █ ██▓▒Mustafa Kemal AtatÜrk Fan Club▒▓██ █

    Reklam



    fun club a katılmak istiyorum.







  3. 3
    P®øƒєﻛﻛíøиαL
    Usta Üye
    " Benim nacizane vücudum elbet bir gün toprak olacaktır , ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. "
    M.KEMAL.ATATÜRK

    Mustafa Kemal Ataturk Fan Club 0.jpg

    Mustafa Kemal Ataturk Fan Club 1.jpg

    Mustafa Kemal Ataturk Fan Club 2.jpg

    Mustafa Kemal Ataturk Fan Club 3.gif

    Mustafa Kemal Ataturk Fan Club 4.jpg

    mustafa-kemal-ataturk-fan-club-5.jpg

    mustafa-kemal-ataturk-fan-club-6.jpg

    mustafa-kemal-ataturk-fan-club-7.jpg

    Mustafa Kemal Ataturk Fan Club 8.jpg

    mustafa-kemal-ataturk-fan-club.jpg








  4. 4
    gFb-Mmth
    Özel Üye
    Bende Fan cLub'a katıLmak istiyorum..


  5. 5
    P®øƒєﻛﻛíøиαL
    Usta Üye
    Ataturk Cumhuriyet Bayrami resmi gecit torenini izlerken  29 Ekim 1929.jpg

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet Bayramı resmi geçit törenini izlerken... 29 Ekim 1929

    ataturk meclisten cikarken.jpg

    Cumhur Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını kabulden sonra, TBMM' den çıkarken... 29 Ekim 1929

    ataturk-10-yil-marsi-okurken.jpg

    Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Onuncu Yıl Nutkunu okurken... 29 Ekim 1933

    ataturk inonu tarafindan karsilanisi.jpg

    Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet bayramı kutlamalarını kabul etmek için , TBMM' ye gelirken, Başbakan İsmet İnönü tarafından karşılanışı...

    ataturk ve celal bayar.jpg

    Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Başbakan Celal Bayar ile Cumhuriyet Bayramı Kutlamalarına giderken. 29 Ekim 1937


  6. 6
    P®øƒєﻛﻛíøиαL
    Usta Üye
    ATATURK´TEN SON MEKTUP
    Siz beni hala anlamadınız !
    Ve anlamayacaksınız çağlarca da
    Hep tutturmuş, yıl 1919 Mayıs'ın 19' u diyorsunuz.
    Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz.
    Mustafa Kemal'i anlamak bu değil !
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil !

    Bırakın o altın yaprağı artık

    Bırakın rahat etsin anılarda şehitler
    Siz bana, ne yaptınız ondan haber verin
    Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
    Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil !
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil !

    Bana buluşlar getirin bir daha
    Uygar uluslara eşit buluşlar
    Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı?
    Uzaya Türk adını Atatürk kapsülü ile yazdırdınız mı?
    Mustafa Kemal i anlamak avunmak değil !
    Mustafa Kemal Ülküsü sadece söz değil !

    Beni seviyorsanız ve eğer anıyorsanız
    Labaratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil !
    Bilim ağartsız saçlarınızı, kitaplar
    Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.
    Mustafa Kemal 'i anlamak, ağlamak değil !
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil !

    Hala o acıklı ağıtlar dudaklarınızda
    Hala tutturmuş 10 Kasımlarda bana yas tutuyorsunuz
    Uyanın artık diyorum, uyanın !
    Uluslar fethine çıkıyor uzak diyarların
    Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil !
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil !

    Demokrasiyi getirdim size, özgürlüğü
    Görüyorumki hala aynı yerdesiniz, ilerlememiş
    Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek dururken
    Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen !
    Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil !
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil !

    Arayı kapatmanızı istiyorm uygar uluslarla
    Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla
    Bu vatan, bu canım vatan sizden çalışmak ister
    Paydos övünmeye, paydos avunmaya yeter, yeter
    Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil !
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil !

    tum dostlarimizin CUMHURIYET BAYRAMI KUTLU VE MUTLU OLSUN....
    ATAMIZIN KENDI EL YAZISI ILE NE MUTLU TURKUM DIYEN


  7. 7
    P®øƒєﻛﻛíøиαL
    Usta Üye
    Onuncu Yıl Söylevi'nden alıntı.
    29 Ekim 1933

    Türk Milleti!
    Sonsuza akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, mutluluklarla huzur ve rahatlık içinde kutlamanızı gönülden dilerim. Ne mutlu Türküm diyene!
    Hâkimiyet-i Milliye 30 .10. 1933

    ''Vazifeyi ihmale sürükleyen merhamet ,memlekete ihanettir.'' M.Kemal Atatürk


  8. 8
    ali avanos
    Üye
    Bende Varım Böyle Güzel Bir FanClub'ta

  9. 9
    gökçe34
    Özel Üye
    Çok güzel bir paylaşım...Emeğine sağlık...

  10. 10
    tamaytanem
    Üye
    Ataturk Fan Club.jpg

    Dokuzuncu Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, Amasya'da (Hazitan 1919)
    Ataturk Fan Club 0.jpg
    Mustafa Kemal, Sivas Kongresi üyeleri ile birlikte (Eylül 1919)
    Ataturk Fan Club 1.jpg
    Mustafa Kemal, Sivas Kongresi günlerinde (Eylül 1919)
    Ataturk Fan Club 2.jpg
    Mustafa Kemal, Kayseri'de Heyet-i Temsiliye üyeleri ile birlikte (20 Aralık 1919)
    Ataturk Fan Club 3.jpg
    TBMM Başkanı Mustafa Kemal, Meclis balkonunda, arkadaşları ve milletvekilleri ile birlikte (23 Nisan 1921)
    Ataturk Fan Club 4.jpg
    Mustafa Kemal, Sivas Kongrei sonrası, Hüseyin Rauf (Orbay) Bey ve AliFuat (Cebesoy) Paşa ile birlikte bir toplantıda (16-29 Kasım 1919)


  11. 11
    tamaytanem
    Üye

    --->: Mustafa Kemal AtatÜrk Fan Club

    Reklam



    Aşağıdaki resmi hem büyüterek hemde küçülterek bakın...

    Çok güzel bir çalışma.

    Resmin içinde yaklaşık 2500 tane Atatürk resmi var.



    2500-ataturk-resmiyle-yapilmis-ataturk-resmi.jpg

+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi